Bitkilerde ara

İsimlerde
Detaylarda

Hastalıklarda ara

İsimlerde
Detaylarda


Bitkiler


Hastalıklar

HABERLER
FAYDALI BİLGİLER
1. KARBONHİDRAT TÜKETİMİNİ İHMAL ETMEYİN
2. AZ UYUMAK ŞİŞMANLATIYOR!
3. KAHVE YARARLI MI, ZARARLI MI?

KARBONHİDRAT TÜKETİMİNİ İHMAL ETMEYİN

Karbonhidratlar, beslenmenin makro 3 öğesinden biridir. Doğada genellikle kompleks halde bulunan bu moleküller enerji ve vücudun yapı taşı şeklinde kullanılırlar. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Cemal Aytaç Ak'ın verdiği bilgilere göre, insan beslenmesinin enerjisinin yüzde 50-60’ı karbonhidratlardan, yüzde 30’u yağ moleküllerinden, yüzde 12-15’i de protein moleküllerinden gelmelidir. 1 gramı 4 kcal enerji veren bu moleküller vücudumuzda enerji gerektiren tüm faaliyetlerin en temel enerji kaynağıdır.

Çocukların günlük beslenme programının bir öğününde mutlaka karbonhidratlı bir besin bulunmalıdır. Sık sık, az az beslenmenin önemli olduğu sağlıklı beslenme şablonunda şöyle bir beslenme programını örnek olarak verebiliriz:

7:30: Kahvaltı Esmer ekmek

10:30: Meyve

12:30: Esmer ekmek, çorbalar, işlenmemiş kepekli pilav-makarna, patates, mercimek, nohut, fasulye, tüm sebzeler.

15:30: Meyve

19:30: Esmer ekmek, çorbalar, işlenmemiş kepekli pilav-makarna, patates, mercimek, nohut veya fasulye, tüm sebzeler.

22:30: Meyve

Yukarıdaki gibi karbonhidrat dağılımı sağlığımız açısından oldukça önemlidir. Beslenme biliminde çok temel basit bir bilgi vardır. Dalındaki yiyecek ile ağzımız arasında ne kadar kısa mesafe varsa o denli sağlıklıdır. Özellik karbonhidrat içeriği yüksek besinlerde bu bilgi çok önemlidir. Toz şeker (sükroz) bilindiği gibi şeker pancarından rafine edilerek besin sanayinden çıkmış bir üründür. Toz şekerle yapılan yiyeceklerin (kekler, pastalar, tatlılar) kanserojen olduğunu da unutmamak gerekir.

Karbonhidratlar Hangi Besinlerden Seçilmeli?

Ayrıca kan şekerimizi fizyolojimize uygun olmayan bir hızda yükseldiğinden bu tür besinler şeker hastalığına, şişmanlığa sebep olmaktadır. Ama meyvenin doğal halindeki aynı tadı veren molekül fruktozun bu etkileri kesinlikle yoktur. Nitekim şeker hastalarına bile meyve önerilmektedir.

Bu nedenle günlük hayatımızın özellikle çocukların beslenmesinde önemli parçası olan karbonhidratları, esmer ekmek, çorbalar, işlenmemiş kepekli pilav-makarna, patates, mercimek, nohut, fasulye, sebze ve meyve gibi besin türlerinden seçmeliyiz.

"Şeker İhtiyacı" Diye Bir Kavram Yok!

Doğum günleri çocukların hayatında oldukça önemli günlerdir. En güzel elbiseler giyilir. Herkesin ilgi odağı doğum günü çocuğudur. Bu ritüelin en önemli parçalarından birisi de doğum günü pastasıdır. Ancak pastalar, çocuklarımıza ödül olarak sunduğumuz çikolata, şeker ve gofretler çocuklarda şeker, kanser, şişmanlık gibi hastalıklara yol açabilmektedir.

Ayrıca unutulmamalıdır ki; “şeker ihtiyacı” diye bir kavram yoktur. İnsan organizmasının basit şeker değil, yukarıda belirtilen kompleks karbonhidratlara ihtiyacı vardır. Bu nedenle çocuklarımızı çikolata, gofret, kek, pasta gibi tüm tatlılardan mümkün olduğunda uzak tutmalıyız.

AZ UYUMAK ŞİŞMANLATIYOR!

Uyku süresi zinde bir yaşam ve beden sağlığı için en önemli etkenlerden biri. Yapılan araştırmalar özelikle çocuklarda az uyumanın obezite’ye neden olabildiğini ortaya koyuyor. Peki, uyku kiloyu nasıl etkiliyor? Uyku süresinin ne kadar olması gerekiyor? İşte yanıtlar...

Yapılan araştırmaya göre, günde 8.5 saatten daha az uyuyan altıncı sınıf öğrencilerinin yüzde 23, günde 9.25 saatten daha fazla uyuyan yaşıtlarında ise yüzde 12 oranında obezite görüldüğü tespit edildi.

Yaptıkları araştırmalar sonucunda daha az uyuyan çocukların obezite’ye daha meyilli olduklarını tespit ettiklerini belirten Michigan Üniversitesi’nden Dr. Julie Lumeng, ev ortamı gibi diğer faktörlerin de değerlendirilmesiyle, az uyku ve aşırı kilo arasındaki bağlantının daha açık bir şekilde ortaya çıktığını söylüyor.

Uyku Kiloyu Nasıl Etkiliyor?

Lumeng, üç durumda uykunun kiloyu etkilediği vurguluyor. Öncelikle, yeterli gece uykusu almamış bir çocuk, gün içinde daha az hareket ediyor. İkinci olarak, eğer çocuk yorgunsa, daha hırçın oluyor ve daha çok yemek yiyor. Ve son olarak uyku ve yağ metabolizması arasındaki muhtemel bağlantı gösteriliyor. Daha önce yapılan çalışmalara göre, yetişkinlerde uykusuzluk, iştah ve metabolizmayla ilgili, leptin ve insülin gibi hormonların salgılarında değişikliğe neden oluyor.

Pediatristlerin ve ebeveynlerin çocuğun uyku alışkanlıklarına dikkat etmeleri gerektiğini belirten uzmanlar, uykunun sağlığımız için en az yiyecekler kadar önemli olduğunu vurguluyorlar.

Yatma ve kalkma saatlerinin, hem yetişkinler hem de çocuklar için çok önemli olduğunu kaydeden uzmanlar, hafta sonları biraz fazla uyumanın genellikle bir zararının olmadığını da söylüyorlar. Ancak çocukların öğleye veya öğleden sonraya kadar uyumalarına müsaade etmenin problemlere davetiye çıkarmak olduğunun da unutulmaması gerekiyor. Ayrıca televizyonun çocuğun uyumasını güçleştirdiği ve bu nedenle çocuğun odasında kesinlikle televizyon olmaması gerektiği de verilen bilgiler arasında yer alıyor.

KAHVE YARARLI MI, ZARARLI MI?

Kahve içmek pek çok kişi için büyük bir zevk ve vazgeçilmez bir alışkanlıktır. Ancak, zinde kalmak ve enerjimizi yüksek seviyede tutmak için hemen hemen her gün içtiğimiz kahvenin yararlarının yanında bir o kadarda ciddi zararları olduğunu unutmamak gerekir...

KAHVENİN ZARARLARI

Yüksek tansiyon: Yapılan araştırmalara göre, düzenli olarak günde 4-5 bardak kahve içenlerin kan basınçları, yani tansiyonları hızla yükseliyor.

Kalp: Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor. Kahvenin içerdiği kafein fazla tüketildiğinde, kalpte ritim bozuklukları meydana gelebiliyor. Düzensiz kalp atışları ve kalp çarpıntısına neden olabiliyor. Bu nedenle özellikle kalp hastalarının sınırlı miktarda kahve içmeleri gerekiyor.

Mide: Kahve, ülseri tetikliyor ve midenin asit salgılamasını uyarıyor. Bu nedenle mide hastalarının günde 2 fincandan fazla kahve tüketmemeleri gerekiyor.

Şeker hastalığı: Yapılan araştırmalar, yemek zamanlarında yükselen kan şekeriyle birlikte tüketilen kahvenin şeker hastalığını olumsuz yönde etkilediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar şeker hastalarının da kahveyi sınırlı tüketmesini öneriyor.

Su kaybı: Uzmanların bir kısmı kahvenin vücutta sıvı kaybına neden olduğunu savunurken, bir kısmı da bu kaybın önemsiz derecede az olduğunu savunuyorlar. Fakat yine de ağır basan görüş diğer kafeinli içecekler gibi kahvenin de vücutta su kaybı yarattığı yönünde.

Doğurganlık: Günde üç fincan veya daha fazla kahve içmek, kadının doğurganlık oranını azaltıyor. Çünkü aşırı miktarda kafein tüketimi yumurtlamayı olumsuz etkiliyor. Yapılan araştırmalarda ise her gün düzenli olarak kahve içen erkeklerin içmeyenlere oranla daha güçlü spermleri olduğu kanıtlandı. Kafeinin spermin üzerinde uyarıcı etkisi olduğunu savunan uzmanlar, bunun merkezi sinir sisteminde de aynı etkiyi gösterdiğini iddia ediyorlar.

Hamilelik: Kafeinin anne karnındaki bebeğe zararlı olduğu biliniyor. Uzmanlar, hamile kadınların günlük kafein tüketme sınırlarının 300 mg ile sınırlı kalması gerektiğini belirtiyor.

KAHVENİN FAYDALARI

Kanser: Kahve, yeşil ve siyah çay gibi antioksidanlar içeriyor. Bu da kansere yol açan hücrelerin çoğalmasını engelliyor. Ayrıca, yapılan bir araştırmada, kahvenin ve egzersizin güneş ışınlarının neden olduğu cilt kanserinden koruduğu ortaya çıktı. Araştırmaya göre, fiziksel egzersizle birlikte ölçülü kahve tüketimi, güneşin ultraviyole B (UVB) ışınlarının yol açtığı kanserojen etkileri ortadan kaldırabiliyor.

Safra taşları: Kadın vücudu erkeğe kıyasla iki kat daha fazla safra taşı üretiyor. Günde dört bardak kahve içen kadınların içmeyenlere oranla yüzde 25 daha az safra taşından şikayet ettiği kanıtlandı.

Konsantrasyon: Kahve konsantrasyona yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalarda, okul çağındaki çocukların az miktarda kahve ile süt içtiklerinde sabahki derslerinde daha başarılı oldukları görülüyor.

Parkinson: Yapılan bir araştırmada günde bir fincan kahve içen erkeklerin Parkinson hastalığı riskinin yüzde 40’a varan oranlarda azaldığı ortaya çıkarıldı. Buna karşın, menopoz sonrası östrojen terapisi gören kadınlarda kahve tüketimi Parkinson Hastalığı riskini artırıyor..

Karaciğer: Kahve tüketmek özellikle siroz yüzünden oluşan karaciğer kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor. Düzenli kahve içenlerin siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarından daha az şikâyet ettiği görülüyor.

Geri