Bitkilerde ara

İsimlerde
Detaylarda

Hastalıklarda ara

İsimlerde
Detaylarda


Bitkiler


Hastalıklar

HABERLER
SAĞLIKLI BESLENME & DOĞAL HİMALAYA KRİSTAL TUZU
YAŞLANMAYI VE ÖLÜMÜ DURDURMAK İMKÂNSIZ. ANCAK YAŞLANMA SÜRECİNİ GECİKTİRMEK VE SAĞLIKLI YAŞAMAYI SAĞLAMAK MÜMKÜN.
HAYATIMIZ ARTIK ESKİSİ KADAR DOĞAL DEĞİL. DOĞAMIZA YABANCI, VÜCUDUMUZA DÜŞMAN "RAFİNE SOFRA TUZLARI" YEDİKLERİMİZ, İÇTİKLERİMİZLE BÜNYEMİZE FAZLASIYLA GİRER. KİLO, AĞRILAR, RAHATSIZLIKLAR, STRES ve HASTALIKLAR OLARAK ORTAYA ÇIKAR.

SAĞLIKLI BESLENME

DOĞAL HİMALAYA   KRİSTAL TUZU

 

YAŞLANMAYI VE ÖLÜMÜ DURDURMAK İMKÂNSIZ. ANCAK YAŞLANMA SÜRECİNİ GECİKTİRMEK VE SAĞLIKLI YAŞAMAYI SAĞLAMAK MÜMKÜN.

HAYATIMIZ ARTIK ESKİSİ KADAR DOĞAL DEĞİL. DOĞAMIZA YABANCI, VÜCUDUMUZA DÜŞMAN "RAFİNE SOFRA TUZLARI" YEDİKLERİMİZ, İÇTİKLERİMİZLE BÜNYEMİZE FAZLASIYLA GİRER. KİLO, AĞRILAR, RAHATSIZLIKLAR, STRES ve HASTALIKLAR OLARAK ORTAYA ÇIKAR.

 

HİMALAYA KRİSTAL TUZU NEDİR  &  NEDEN HİMALAYA KRİSTAL TUZU?

Dünyada yaşamı su ve tuza borçluyuz. Su ve tuzun kalitesi de insan sağlığını çok derinden etkiler. Eğer biz, sağlıklı yaşamak istiyorsak, su ve tuzu gerektiği miktarlarda ve kalitede almak zorundayız. Bugün ne içtiğimiz suyun ne de yediğimiz tuzun kalitesi hakkında bir bilgimiz yoktur. Oysa su ve tuz insanoğlunun en önemli, vazgeçilmez ve hiçbir maddeyle değiştirilemez bir besin kaynağıdır. İnsan su ve tuzu gerekli miktarlarda ve kalitede almadığı zaman, yaşlanmayı hızlandırarak metabolizma bozukluklarına sebep olur. Bugün dünyayı saran ve çağın hastalıkları olarak adlandırılan, yüksek tansiyon, astım, kanser ve diğer nice hastalıkların sebeplerinden biri yaşamın vazgeçilmez bu iki maddesinin gerekli miktarlarda ve kalitede alınmayışıdır. Yapılan en son bilimsel araştırmalara göre, insan sağlığı için en kaliteli tuzun Himalaya kristal tuzu olduğunu göstermiştir. Himalaya kristal tuzuyla yapılan üç aylık bir tuzlu su kürü sonucunda, insanların bütün metabolik olaylarının doğal seviyesine ulaştığı ve rahatsızlıklarına iyi geldiği görülmüştür. 84 Elementli tamamen doğal kristalize özellikli tek kristal tuzdur. Su ile beraber zengin mineralleri ile hücre zarından geçerek hemen enerjiye dönüşür ve Vücudumuzun % 85 enerjisini HİMALAYA KRİSTAL TUZ sağlar.   HİMALAYA Kristal Tuz, 256 milyon yıl önceki temiz deniz sularının aşırı güneş ısısı nedeniyle kuruması ve yüksek basınç altında kristalleşmesiyle oluşmuştur. Molekülleri hücreden geçebilecek incelikteki tek KRİSTAL TUZ’DUR.  

TUZ NEDEN RAFİNE EDİLİR?

Tuz, doğal tuz ve rafine edilmiş sofra tuzu olarak ikiye ayrılır. Önce tuzun doğal mı yoksa rafinemi edilmiş olduğunu ayırt etmemiz gerekir. Çünkü bize sofra tuzu diye belletilen bir tuz değil saf sodyum klorürdür. Ve saf sodyum klorür de vücut için oldukça agresif bir maddedir. İşte bu nedenle herkes tuzdan uzak durun der. Bize aman tuzdan kaçının derken, gerçek tuzun ne olduğunu bildiklerinden değil, sadece rafine edilmiş tuzun zararlı etkilerini bildiklerinden söylerler. Bu temel ayırt edici özelliklere göre tuzu şöyle sıralandırabiliriz; 1. Doğal tuz a. Deniz tuzu b. Kaya tuzu c. Kristal tuz 2. Rafine edilmiş sofra tuzu (saf Sodyum klorür) 1. Doğal tuz a. Deniz tuzu: Deniz tuzu özellikle deniz kenarlarında yapılan göletlerde, deniz suyunun kurutulması sonucu elde edilir. Ancak bugün denizlerin sanayi artıklarıyla kirlenmesinden dolayı, denizden elde edilen tuzlar da rafine edilmektedir. Bu sebepten, rafine edildikten sora, tuzun kaynağı nereden olursa olsun, hiçbir anlamı ve özelliği kalmamaktadır. Rafine edilmiş tuzun kaynağı ne olursa olsun, canlı için bir zehirdir. b.Kaya tuzu: Kaya tuzu eski denizlerin kuruması sonucu oluşmuştur. Mineral bileşimi açısından, oluştuğu denizin mineral bileşimini taşır. Kaya tuzu milyonlarca yıl yaşında olduğu için hiçbir çevre kirlenmesinin etkisi yoktur. c. Kristal tuz: Dünyanın çeşitli bölgelerinde milyonlarca yıl yüksek basınç altında kalan kaya tuzları kristalleşirler. Kristal tuzlarını kaya tuzlarından ayıran en büyük özellik, basınç altında molekül yapısı yoğunlaşarak küçülmüş olmasındadır. Bu ince molekül yapısı kristal tuz iyonlarının hücre zarından hücreye girmelerini kolaylaştırır. Dünyanın en iyi kristal tuzlarından birisi de Himalaya tuzu olarak bilinen Himalaya kristal tuzudur. 2. Rafine edilmiş sofra tuzu (NaCI) nedir? Özellikle ekonomik sebeplerden dolayı, kaya tuzları yüksek basınç ve yüksek ısı altında rafine edilir. Rafine edilirken tuzun içerisinde bulunan Sodyum ve Klorür’ün dışında, diğer bütün elementler ve iz elementleri çeşitli kimyasal ve fiziksel süreçten geçirilerek ayrıştırılırlar. Ancak bu insan vücudunun ihtiyacı olan tuz değildir. Çünkü Sodyum klorür (Sofra Tuzu) insan vücudunda da kendi başına agresif reaksiyonlara girer. Bu da vücudun kimyasal işleyişini bozar. Bu nedenle vücut sofra tuzunu agresif bir madde olarak algılar ve hemen vücuttan dışarı atmaya çalışır. Vücut bu agresif maddeyi yalnızca su ile dışarı atabilmektedir. Toplumun büyük bir kesimi su içmeye küstüğünden, vücut bu sofra tuzunu dışarı atamamaktadır. Özellikle aşırı sofra tuzu tüketimi, yüksek tansiyona, Romatizmal kemik ağrılarına, mide ve bağırsak kanseri gibi birçok sağlık sorununa sebep olmaktadır.

84  MİNERALLİ  A  KRİSTAL  TUZUN  FAYDALARI:

**   İçerisindeki faydalı 84 element ile vücudun mineral ihtiyacını karşılar.

**  SAĞLIKLI HÜCRE oluşumuna katkıda bulunup hücreleri oksijenle yüklediğinden vücudun uzun yıllar sağlıklı kalmasına katkıda bulunur. Yaşam Enerjisi; Yoğunluğu % 75 olan hücre suyu ile (hücrenin içinde bulunduğu su), yoğunluğu % 94 olan vücut suyu arasındaki tuz yoğunluğu farkından doğar. 

**YÜKSEK TANSİYON, **KİLO kontrolü, **DEPRESYON, **BÖBREK TAŞLARININ ve KUMLARININ ERİMESİNE,  

** KALP RİTMİNİ DÜZENLEME ve KALP DAMAR HASTALIKLARI, ** MİGREN, ** KEMİK ERİMESİ (Osteoporoz),

** GUT hastalığı,  KİREÇLENME ve ROMATİZMAYA** UYKU düzeni sağlamaya,  ** DİABET (ŞEKER) hastalığına,

** KANSERLİ HÜCRELERİN OLUŞUMUNU ÖNLEMEYE ve TEDAVİSİNE yardımcı olur.

** ALZHEİMER(Rafineri tuza konan Alüminyumlu katkı maddeler ALZHEİMER hastalığa yol açar.)

** ASTIM ve ALERJİYE (1 litre suya 2 çay kaşığı ERİYİK TUZ katılıp her gün 10 dakika buharı ile tedaviye yardımcı olur. )

** KASLARDAKİ güç kaybına, YORGUNLUĞA, KRAMP ve ADELE ağrılarının giderilmesine yardımcı olur.

** HAFIZA, UNUTKANLIK İLE İLGİLİ SORUNLARDA VE YAŞLANMAYI GECİKTİRMEKTE,

** SEDEF, EGZAMA, SİĞİL gibi cilt rahatsızlıklarına,  AKNE ve UÇUKTA ( %26 lık tuzlu sudan siğil, uçuk ve akneye sürülür ve zamanla iyileşmeye yardımcı olur.)

** CİLT LEKELERİ ve ÇİLLERE tuzlu sudan akşam yatmadan sürüp üstüne kreminizi sürdüğünüzde zamanla pürüzsüz ve parlak bir cilt oluşumuna yardımcı olur.

KRİSTAL TUZLU SU ÇÖZELTİSİ NASIL HAZIRLANIR? Hazırlanışı: Cam bir kavanoz içine yumurta büyüklüğünde Himalaya kristal tuzu konulur. Tuzların üzerini örtebilecek kadar, kaynak suyu edilir. Yaklaşık iki saat sonra, eğer tuzlar tamamen erimişse, biraz daha tuz koyun, Tuz suda ancak %26 oranında çözülür ve bu bir doymuş çözeltidir. Çözeltinin doymuş hâle geldiği, dibinde bir miktar çözünmeden kalan tuzdan anlaşılabilir. Tuzun tamamı eridiyse, doymuş çözelti için biraz daha tuz ilâve edilmelidir. Bu stok çözeltiden yemek yaparken damak tadına göre gereken miktarda kullanılabilir. Vücudun kurumasına karşı kür olarak kullanıldığında, bir bardağa yarım çay kaşığı kadar ilâve edilerek başlanabilir. Yemeklerden yarım saat kadar önce, yemek esnasında ve sonrasında olmak üzere günde ortalama 10 bardak kadar alınabilir. Kademeli olarak miktar arttırılabilir. Kavanozun kapağının plastik olmasına dikkat edin. Çünkü metaller elektrik ve ışık enerjisini kendi bünyesinde toplarlar ve ayrıca çok çabuk paslanır.

Günlük su ihtiyacı: 30 ml / kg

Günlük tuz ihtiyacı: 1.10-4 g / kg (yaklaşık 5-10 g arası) (Himalaya kristal tuzunun kullanımında metal kullanmayınız.)

TUZLU SU İÇME KÜRÜ NASIL YAPILIR ?  Her akla gelende su içmek gereklidir, ancak bu istenilen sonuca ulaşmak için yeterli değildir. Özellikle kanser, yüksek tansiyon, astım ve aşırı kilolardan kurtulmak için değil, aynı zamanda, hastalıkları ve erken yaşlanmayı önlemek için, bir ömür boyu yapılması gerekir. Ancak böylelikle insan hastalıklardan kendini koruyabilir. Tuzlu su ile yapılacak içme kürü aşağıdaki gibidir.

Sabahleyin alacağınız tuzlu suyun önemi; vücuttaki su miktarı tuz belirler. Çünkü su alındığı zaman, natrium iyonları su ile birleşerek hücre zarından dışarı taşınır. Bu şekilde vücutta su toplanır. Eğer vücudunuza tuz almazsanız, su vücudumuza hiçbir fonksiyon üstlenmeden dışarı çıkar. Yemeklerden önce içeceğiniz su, hücrede elektrik enerjisi üretir. Böylelikle vücut gereksiz yemek yeme isteğini ortadan kaldırır. Su vücudu terk ederken zehirli atıkları dışarı taşır. Böylelikle vücudun asit – baz dengesini yeniden kurar. Yemeklerde içeceğiniz su ise sindirim sistemine yardımcı olur. Yiyeceklerin hidrolizini kolaylaştırarak vücuda girmesini kolaylaştırır. Tuzla su içme kürünün hemen her sağlık sorusuna karşı kullanılması gerekir. Sebebi ise daha öncede söylenildiği gibi, vücudun en önemli enerji ve mineral açığını kapatır. Diğer taraftan ise vücutta yıllardır birikmiş toksinlerden kurtarır. Yalnız böbrek rahatsızlığı, kalp rahatsızlığı ya da kan dolaşımı sorunları olanların, yıllarca su içmeden bir günde 2,5 litreye çıkarmaları sorunlar yaratabilir. Bu nedenle, bir hafta içerisinde yavaş yavaş artırmakta fayda vardır. Böylelikle vücuda bu yeni değişmeye ayak uydurma fırsatı sağlanır. Tuzlu su küründe her şeyden önce suyun kalitesi ve sürekliliği önemlidir. Sadece su içmek istediğiniz zaman değil, kurala uygun olarak içmek gerekir. Özellikle yemeklerden yaklaşık yarım saat önce içilen su, vücuda en yararlı sudur. Tuzlu su içme kürü sadece hastalıklara karşı ya da sadece hastalık bitinceye kadar anlaşılmamalıdır. İnsanın yalnızca kaybedilen sağlığın geri getirilmesi için değil, var olan sağlığımızı korumak için de tuzlu su içme kürü yapmamız gerekir. İnsanoğlu normal koşullarda dünyaya sağlıklı gelir. Nasıl ki dünyaya gelinceye kadar ana rahminde tuzlu su içerisinde büyürse, ölünceye kadar da bu tuzlu suya ihtiyaç duyar. Daha öncede belirttiğimiz gibi su ve tuz yaşayan canlı için en önemli besin kaynağıdır. Ne tuzu tatlandırıcı olarak nede suyu, susadığımız zaman içmemiz gereken bir madde olarak görmek gerekir. Her gün vücudun ihtiyacı olan suyu ve tuzu almamız gerekir. Sağlıklı ve dengeli gelişmelerini sağlamak için, çocuklarımıza da su içmeyi öğretmemiz gerekir. Himalaya kristal tuzuyla, sağlığınızı korumak ya da geri kazanmak için tuzlu su kürü uygulamaya başladığınız zaman, evinizdeki rafine edilmiş tuzu da hemen mutfağınızdan uzaklaştırmanız gerekir. Yoksa bir taraftan, hazır yiyeceklerde aldığımız tuz, öbür taraftan evde kullanılan rafine edilmiş tuz, yaptığımız kürün doğru sonuçlara ulaşmasını engeller.

Sürekli içilecek tuzlu su kürü vücutta şu değişmelere sebep olur.

Vücudun asit ve baz dengesini olumlu etkiler.   * Vücudun elektrik yükünü olumlu etkiler. * Dolaşım sistemini ve organlarını olumlu etkiler. * Kan basıncının düşmesine sebep olur. * Vücutta biriken toksinlerin ve ağır metallerin dışarı atılması sağlar.

GUT VE ARTRİT RAHATSIZLIKLARINDA KARŞI HİMALAYA TUZU KULLANIMI

·         Bağışıklık sisteminin, doğal dengesine ulaşması için tuzlu su kürü yapın.

·         El ve ayaktaki ağrılar için derin bir kaba yüksek yoğunlukta sıcak tuzlu su koyun ve ağrıyan yerlerinizi bu su içerisinde ovun.

·         Ağrıyan yerlerinize yüksek yoğunlukta tuzlu su ile ıslattığınız bezi bağlayın. Sık sık bezi tuzlu suya sokarak sargıyı yenileyin.

·         Tuzlu su banyosu, hem ağrılarınızı dindirir, hemde ozmos yoluyla zehirli maddeleri banyo suyuna atarak, eklemleriniz üzerinde yığılmış asitlerin dışarı atılmasına yardımcı olur.

·         Tuzlu su kürüyle birlikte yapılan her türlü tuzlu su uygulaması, sargı olsun, banyo olsun bağışıklık sisteminin hızla düzelmesine yardımcı olur.

·         Sargı bezini yatarken yapmanız daha doğru olur.

·         El ve ayak banyosunu günde birkaç kez tekrarlayabilirsiniz.

SOĞUK ALGINLIĞINDA HİMALAYA TUZU KULLANIMI

·         Tuzlu su içme kürünü uygulayın.

·         Eğer ateşiniz yoksa ya da çok az ise, en az % 1′lik yoğunlukta tuzlu su banyosu yapın.(100 L. suya 1 Kg. tuz).En fazla 20 dakika banyoda kalın.

·         Tuzlu su banyosu ile vücut ozmos yoluyla zehirli maddeleri dışarı atarken, sudanda enerji ve mineraller alır. Böylelikle vücudun savunma gücü artar.

·         Yüksek ateş durumunda tuzlu su ile ıslatılan bir bezle başa, koltuk altlarına, diz kapağının iç taraflarına ve karın bölgesine sararak ateşin düşmesini sağlayın.

·         Boğaz ağrılarında tuzlu su ile birkaç kez gargara yapın. Suyun yoğunluğu % 10 ve yukarısı olabilir. Ne kadar yüksek olursa o kadar etkili olur. Tuzlu su gargarasını günde birçok kez tekrarlamanızda yarar var. Ne kadar sık yaparsanız o kadar çabuk etkisini gösterir. Tuzlu su bakterileri çekip alır, çoğalmasını engeller, ağzı arındırır.

·         Yüksek yoğunluktaki tuzlu su ile ıslatılmış bir bezi kuru bir havluyla birlikte boğazınıza ayrıca sarabilirsiniz.

·         Burun akmasına karşı, % 1 ile % 3′lük yoğunluktaki tuzlu su ile burnunuzu yıkayın. Günde birkaç kez tekrarlayın.

 

NEURODERMİTİS/SEDEF VE EGZAMAYA KARŞI HİMALAYA TUZU KULLANIMI

·                     Tuzlu su içme kürünü uygulayın.

·                     Kaşıntıyı azaltmak ve önlemek için, tuzlu su banyosu alın. Tuzlu su banyosunun yoğunluğunu cildinizin durumuna göre ayarlayın. Eğer açık yaralar varsa, sızlamayı önlemek için % 1-3 arasında bir banyo hazırlayın.(100 litre suya 1-3 kg. kristal tuz)Bu yoğunluk vücut suyuyla eş değerde olduğu için yanma olmaz. Eğer açık yaranız yoksa tuzlu suyun yoğunluğunu % 8′  e kadar çıkarabilirsiniz.

·                     Tuzlu suya diğer organların olduğu gibi derininde ihtiyacı olup kaşıntıları azalttığı gibi deriye büyük bir rahatlık verir. Aynı zamanda deri hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

·                     Neurodermitisin derecesine göre, kronik durumlarda haftada iki kez, eğer deriniz iyileşmeye başladıktan sonra haftada bir kez tuzlu su banyosu yapmak yeterlidir.

·                     Günde bir kez, neurodermitisin ya da egzamanın oluştuğu yerlere tuzlu su sürün. Gene yoğunluğunu yaralarınızın durumuna göre ayarlayın. Eğer açık yaranız yoksa % 26′ lık tuzlu suyu kullanabilirsiniz. Ancak bu yoğunluk çocuklarda ve bebeklerde doğru değildir.% 3′ lük bir oran yeterlidir.

·                     Belki ilk başlarda biraz kötüleşebilir, sakın korkmayın. Tuzlu su içmeye ve tuzlu su ile banyo yapmaya devam edin.

·                     Tedavide başarılı olmak istiyorsanız yemeklerinizde de rafine edilmiş tuz kesinlikle kullanmayın.

·                     Su aşırı sıcak olmamalıdır. Su yoğunluğunun yüksek olması kan dolaşımını etkileyeceği için vücudu yorar. 20 dakikadan fazla kalınmamalıdır. Banyodan çıktıktan sonra duş almayın. Vücudunuzu ya hava ile kurutun ya da havluyu bastırmadan silerek kurutun. Tuzlu su banyosu kan dolaşımını etkilediği için yanınızda birisinin olmasında fayda vardır.

·                     Banyo alamadığınız zamanlarda, doymuş tuzlu suyu(% 26′ lık) derinizin sorunlu yerlerine direk sürebilirsiniz. Günde üç kez tekrarlayabilirsiniz.

·                     Yatarken mümkün olan yerlere tuzlu su bezi sararak yatın. Her gün  hasta  bölgeye  dayanabileceğiniz oranda bu   Himalaya  Kristal Tuzlu  % 26 lik eriyikten sürün. Önce  haftada  2 gün  küvet suyuna 0,5 – 1 kg.    Himalaya  Kristal Tuzu  katılarak  20  dakika beklenir. İlk önce kızarıklık ve yanma olabilir. Küre devam edildikçe zamanla iyileştiği ve tamamen yok olduğu görülecektir. İyileşmeye  başladıkça banyo kürü haftada  1’e  indirilmelidir.

YÜKSEK  TANSİYON  HASTALARININ   KULLANIM  ŞEKLİ : Günlük tüketmemiz gereken  2,5lt. suya ilk hafta  1 çay  kaşığı ERİYİK HİMALAYA KRİSTAL  TUZ   katarak  içilecek.  İkinci  hafta  2.5 lt. içeceğiniz suya 2 çay kaşığı ERİYİK HİMALAYA KRİSTAL  TUZ   katılır ve düzenli içilmelidir. Vücudumuzun ihtiyacı olan  SU   ve   MİNERALLER  hücreler  tarafından  yeterince  alındığından hücrelerin  kuraklığı giderilecek ve zamanla yüksek tansiyonun  tedavisine yardımcı olur. Tuzsuz su içildiğinde vücudun doğal minerallerini  eksilterek,  vücut  hücrelerine   girmeden  süzgeçten  geçer  gibi  vücuttan  çıkıp  gider. Bu  nedenle HİMALAYA KRİSTAL  tuzlu su içmeliyiz

HİMALAYA KRİSTAL TUZU İLE AĞIZ VE DİŞ TEMİZLİĞİ: Tuz, ağız ve diş temizliği için son derece uygun bir maddedir. Diş taşı oluşumunu ve diş çürümesini önler. Diş problemlerinin çoğu ağız ve gırtlak kısmındaki fazla asitleşmeden meydana gelmektedir. Eğer diş taşı problemiyle karşı karşıya iseniz bunu Eriyik Tuz ile çözümleyebilirsiniz. Tuz ile nötr bir ağız florası yapılandırılır. Ağız florasının nötrleşmesiyle birlikte mevcut hastalıklar iyileşip, ağız ve gırtlak florası da oluşabilecek hastalıklara karşı korunur ve diş minesi de tazelenir.

Ağız ve dişler için kullanımı: Her sabah dişlerinizi konsantre eriyik tuz ile fırçalayınız. Ağza alınan eriyik tuz dilimizin yardımıyla dişlerin arasından geçirilerek çalkalanır. Daha sonra ise gargara yapılarak tükürülür. Bu işlem yaklaşık 3 dakika kadar sürmektedir

KADIN RAHATSIZLIKLARI (HASTALIKLARI): Kadın olmak bugünlerde birçok rolü üstlenmeyi gerektirmektedir. Klasik sorumluluklarının, ev kadını ve anne olmanın yanı sıra evini geçindirmek ve yaşamını sürdürebilmek için mesleki hayata atılması da yükünü arttırmaktadır. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi ise enerjiye mal olup, kronik yorgunluk/bitkinlik durumlarına sebep olur. Buna ilaveten, kadın bünyesinin kendine özgü tipik kadın hastalıkları eklenmektedir. Bunlar arasında adet günleri rahatsızlıkları, batın ağrıları, kaşındırıcı veya yakıcı akıntılar, vajinal kuruluk, virütik, mantar veya bakteriyel enfeksiyonlar ve menopoz sayılabilir. Himalaya Kristal Tuzu ile bakteriler, mantarlar ve virüsler yok edilir, gelişmeleri önlenir. Mukoza tekrar doğal nemine kavuşup yenilenir ve kendini enfeksiyonlardan daha iyi korur.

Kadın rahatsızlıklarında Himalaya Tuz Kristali kullanımı: Her sabah bir tatlı kaşığı Eriyik tuzu bir bardak iyi içme suyu (kaynak suyu) ile karıştırarak içiniz. Lokal rahatsızlıklarda, akıntı, kuru mukoza veya enfeksiyonlarda Eriyik tuz oturma banyosu tatbik edilebilir. Burada Eriyik tuzun konsantrasyonu % 3 ila %8 olup 37 santigrat derece ısıda olmalıdır. Başlangıçta tüm vücut Eriyik tuz banyosu ise en fazla % 2 konsantrasyona sahip olmalıdır (l00 litre suya en fazla 2 Kg Tuz ilave edilir) . Burada yine suyun ısısının 37 santigrat dereceden fazla olmamasına dikkat edilmelidir. Kendinizi yenilemek ve enerji kazanmak için Himalaya Kristal Tuzlarıyla yapacağınız bir banyoya zaman ayırın.

KANSER: Kanser denilince ilk akla gelen, kontrolsüz, yok edici, bozulmuş (yozlaşmış) hücrelerin gelişerek büyümesidir. Kanserin manası, enerji eksikliğinden doğan vücudumuzdaki düzensizliktir. Bu eksikliğin sebepleri çok yönlü olabilir. Örneğin genetik yaradılış, yanlış beslenme, çevre koşulları, psikolojik faktörler, negatif düşünce ve duygular, eşlerin birbirleri ve kendilerine karşı sevgisizlikleri, yaşam korkuları, sürekli stres veya agresif/saldırgan çevre (muhit) sayılabilir. Bütün bu sayılan durumlardan dolayı vücudumuzun frekans yapısı bozulmaktadır. Biz burada kanserin tuz ile tedavi edilebileceğini ileri sürerek hak iddia etmek istemiyoruz. Buna rağmen Himalaya Kristal Tuz terapisi ile vücudunuzun eksik olan yapısını elde edebilmesi için enerjinizi hissedilir şekilde güçlendirebilir ve böylece iyileşme sürecini olumlu yönde etkileyebilirsiniz. Bütün bunlarla birlikte sizin de çaba göstermeniz gerekecektir. Radikal bir şekilde düşüncelerinizi değiştirin – pozitif düşünüp, hareket edin. Sevdiğiniz ve etrafınızda olmalarından haz duyacağınız insanlar ile birlikte olun. Stresten kaçının. Sağlıklı beslenin, bol taze kaynak suyu için ve vücudunuza bu tuz ile gerekli olan frekans yapısını verin ki enerjinizi ve vücudun tekrar yapılanmasını sağlayın.

HİMALAYA KRİSTAL TUZU’NUN KANSERDE UYGULANIŞI: Her sabah bir tatlı kaşığı Eriyik Tuzu bir bardak menba suyu (kaynak suyu) ile karıştırarak içiniz. Gün içerisinde en az 2–3 litre kadar taze, düşük mineralli, karbondioksitsiz kaynak suyu içiniz. Sağlık durumunuz el verdiği takdirde arada bir Eriyik tuz banyosu yapın. Bunun için % 1’lik konsantrasyon yeterli olup Eriyik Tuzun sıcaklığı 37 santigrat derecede olmalıdır.

CİLT  GÜZELLİĞİNE  YARDIMCI OLMAK  İÇİN  SÜRÜLEREK  KULLANIM  ŞEKLİ : Cilde sürülerek faydalı olmaya çalışırken İÇME KÜRÜNÜ sürekli uygulamak lazımdır. AKNE (sivilce)lerin üzerine %26lık eriyikten sürün ve kuruduktan sonra günlük kreminizi uygulayın.

SİĞİLLERDE   TEDAVİYE  YARDIMCI  OLUR: Su kürünü içmeye  devam  etmelisiniz. Aynı zamanda    A  Kristal Tuzlu eriyikten her gün  2 kez  sorunlu  bölgeye  sürülmelidir.

 

Hz. Muhammed(S.A.V.) "Ya Ali, yemekten önce ve yemekten sonra bir miktar tuz seni 70 çeşit Hastalığa karşı korur" buyurması, boşuna değildir.

Kaynak : www.sihirlius.com

SORULAR

1- Himalaya Kristal Tuzu ile hazırlanan Eriyik Tuz solüsyonunu uzun süre içmenin olumsuz yan etkisi var mı?

Cevap: Bir tatlı kaşığı Himalaya Kristal Tuzu Eriyik Tuz solüsyonu yaklaşık 0,01 gram tuz ihtiva eder. Bu çok düşük miktardaki tuzun tüm vücudunuzda inanılmaz ölçüde faydalı etkileri vardır, düzenli alındığında herhangi bir tehlike yaratmaz. Ancak piyasada bulunan sofra tuzunun kullanımı konusunda dikkatli olunmalıdır. Doktorlar, vücut ağırlığınıza bağlı olarak günde 6–8 gram tuz alınmasını tavsiye ederler. Himalaya Kristal Tuzu rafine sofra tuzuna göre vücut tarafından çok daha çabuk metabolize edilir. Bu nedenle yiyeceklerin tatlandırılması ve her türlü pişirme gereksiniminiz için de Himalaya Kristal tuzu kullanılması önerilir. Bu kuralın bir istisnası böbrek yetmezliğidir. Bu konuda lütfen doktorunuza başvurunuz.

2-Günlük Himalaya Kristal Tuzu dozu nedir?

Cevap: İnsan vücudunun günlük tuz ihtiyacı 0,2 grama kadar inebilir. Bizler çok az tuz değil de, çok fazla tuz kullanıyoruz. Rafine edilmiş sofra tuzunun aksine, vücudun daha kolay özümseyebildiği, holistik özellikleri olan Himalaya Kristal Tuzu’nu daha rahat kullanabilirsiniz. Himalaya Kristal Tuzu vücutta birikmiş rafine tuz kalıntılarının atılmasına bile yardımcı olur. Günlük kristal tuz ihtiyacı kişiden kişiye değişir. Yiyeceklerinize damak zevkinize göre tuz ekleyebilirsiniz. Rafine sofra tuzlarının aksine, kristal tuzda miktar sınırlaması yoktur. Her sabah tavsiye edilen bir tatlı kaşığı Himalaya Kristal Tuzu Eriyik Tuz solüsyonunu içtiğinizde, tuzun sadece biyofiziksel özelliklerini değil aynı zamanda yeterli mineral ve eser element içeren biyokimyasal özelliklerini de almış oluyorsunuz.

Geri